Victor Hugo'nun ölümsüz eserlerinden Notre Dame'ın Kamburu'nda Paris semalarından baktığımız bir katedralin aslında içinde birden çok anlamı olan bir hikayeyi barındırdığını görüyoruz. Güzellik, çirkinlik ,aşk, toplumsal haksızlıklar, zamana karşı dirençsizlik... hem katedralin hem de kitabın anlattığı şeylerden sadece birkaçı. Aslında Notre Dame’ın Kamburu; Victor Hugo’nun katedralin duvarında yazan “kader” kelimesinin zamanla tahrip olarak yok olmasının etkisiyle yazmış olduğu bir eser olup bu değerli eseri yaşatmaya çalışmasının bir sonucudur. Romantizmin en büyük kalesi olan Victor Hugo, Notre Dame’ın duvarları arasına gizlenmiş bir hilkat garibesi Quasimodo’nun güzeller güzeli Esmeralda’ya duyduğu karşılıksız aşkın peşinden giderken yaşananları dokunaklı bir biçimde okuyucusuyla buluşturuyor.
Romanın ilk satırlarından bir cinayet hikâyesi olduğunu öğrenerek, Santiago Nasar’ın öldürüldüğü kanlı pazartesi gününün sabahına gidiyoruz. İşleneceğini herkesin bildiği ama kimsenin engel olmadığı/olamadığı ya da göz yumduğu bir cinayetin öyküsü bu.
Kusursuz bir yaşam gerçekliği olmadığı gibi, bir şeyi salt iyi ya da kötü diye adlandırmak da olanaksızdır. Dünya bir gül bahçesi değil ama öyle bir düşsel mekân olsa bile; düşünsenize, dikensiz bir gül bahçesi bile mümkün değildir zaten.