Bugün dünyadaki devletlerin büyük bir bölümü, göçlerin getirdiği insanlar veya onların torunları tarafından kurulmuştur. Yeri değişmeyen halklardan oluşan devletler parmakla sayılacak kadar azdır. İns...
Nur Seda Korkmaz
Kafatasında, yaklaşık 1300 gram ağırlığında, akışkan bir sıvı içinde asılı gri doku vardır. İnsanın tüm hatıraları, benlik algısı ve yaşam boyu edindiği birikim, bu satırları da okumayı sağlayan nöral...
Mehmet Ali Gök
Tarih boyunca toplumları dönüştüren en dinamik unsur olan göçler, sadece coğrafi bir yer değiştirme değil; yeni kültürlerin, idare biçimlerinin ve modern millet yapılarının temel taşıdır. İslam geleneğindeki hicret bilinci ve vatan savunmasıyla harmanlanan bu süreç; aşiretten kavme, kavimden ise modern millet anlayışına uzanan sosyopolitik bir evrimi temsil eder. Osmanlı İmparatorluğu, bu dönüşümü çok uluslu ve hoşgörü odaklı bir yapıyla yöneterek, bünyesindeki farklı unsurları zorla asimile etmek yerine 1864 Vatandaşlık Kanunu gibi modern hukuki adımlarla "eşit vatandaşlık" potasında birleştirmiştir. Hem Osmanlı hem de Türkiye Cumhuriyeti, tarihsel süreçte zulümden kaçan topluluklar için güvenli bir liman olmuş, bu göç dalgalarıyla zenginleşen toplumsal yapısı sayesinde bugünkü milli kimliğinin temellerini atmıştır.
Nur Seda Korkmaz
Etnik sözcüğü eski Yunanca, ulus anlamına gelen "ethnos" sözcüğünden türemiştir. Sıfat hali olan "ethnicus" ile Latinceye giriş yapar. 14.-19. yüzyıllarda "yabancılar, ötekiler, bizimle aynı dini payl...
Nur Seda Korkmaz
20. yüzyılın ortaları, sosyal bilimlerin yöntemsel ve kuramsal açıdan yeniden yapılandığı bir dönemi ifade eder. II. Dünya Savaşı sonrasında değişen dünya düzeni, yalnızca siyasal ve ekonomik alanları...
Nusrettin Bahadır
“Gerçekten önemli olan bir tek felsefe sorunu vardır, intihar. Yaşamın yaşanmaya değip değmediği konusunda bir yargıya varmak, felsefenin temel sorusuna yanıt vermektir.'' Albert Camus - Sisifos Söyl...
Esmanur Hızıroğlu
Tam adıyla Ebü’l-Fütûh Şihâbüddîn Yahyâ b. Habeş es-Sühreverdî el-Maktûl (ö. 587/1191), İslam düşünce tarihinde özgün bir felsefi sistem kurmuş ve bu yönüyle klasik geleneğin sınırlarını zorlamış bir...
Semra Kızılarslan
Karşılaşıyoruz yine, Bir uykudan uyanır gibiyim. Uzun zaman geçmiş, Belki bir asır kadar. Görmeyeli çok değişmiş buralar, Değişenin değiştiği bir çağdayız. Bak bu olanlara, Bak bu...
Güven Kılıçkaya
Ölüm, insan yaşamının ve doğanın çözülemez ve yok edilemez temel bileşeni olarak varlığın tam merkezinde bulunur. Ölüm hakkında bilimsel, dini ve felsefi pek çok söylem vardır ve bunlar sonsuza dek ka...
Meftun Eda Cebeci
Kristof Kolomb 1492-1504 yılları arasında batıdan Asya’ya ulaşmak üzere dört yolculuk gerçekleştirmiştir. Bu dört yolculuk, ilerleyen süreçte Avrupa’nın dünyanın geri kalanı ile kurduğu ilişkinin dina...
Çağla Büşra Karakuş
Son yıllarda, Şaman kavramı ticari amaçlarla çarpıtılmakta ve özünden koparılarak yüzeysel bir şekilde sunulmaktadır. Tarih boyunca pek çok halkın öncül inanç sistemlerinden biri olarak karşımıza çıka...
Çağla Büşra Karakuş
Özet İbn Sînâ felsefesinde metafiziğin konusu, “varlık olması bakımından varlık”tır ve bu varlığın ortaya çıkışı ilahî bilginin etkinliğiyle açıklanan sudûr nazariyesine dayanır. Bu çerçeve, varlık i...
Semra Kızılarslan
“Düşünce, her zinciri kırmanın ilk adımıdır.
Kendi üzerine eğilen bir zihin, hem gücünü hem de sınırlarını kavrar.
Bizler, bu sorgulayıcı bakışı yaşatanların izindeyiz: Dünyayı anlamaya, kendimizi aşmaya cesaret edenlerin.”